Tekvîr Sûresi

29 âyet · 17 tefsir eserinde okunabilir.

Tefsir eserleri

Âyetler ve mealler

1

إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ

Diyanet Vakfı
Güneş katlanıp dürüldüğünde,
Elmalılı H. Yazır
Güneş katlanıp dürüldüğünde,
Ali Bulaç
Güneş, köreltildiği zaman,
Diyanet İşleri
Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

2

وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ

Diyanet Vakfı
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,
Elmalılı H. Yazır
Yıldızlar bulandığında,
Ali Bulaç
Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,
Diyanet İşleri
Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;
Tefsirleri karşılaştır

3

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ

Diyanet Vakfı
Dağlar (sallanıp) yürütüldüğünde,
Elmalılı H. Yazır
Dağlar yürütüldüğünde,
Ali Bulaç
Dağlar, yürütüldüğü zaman,
Diyanet İşleri
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

4

وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ

Diyanet Vakfı
Gebe develer salıverildiğinde,
Elmalılı H. Yazır
Kıyılmaz mallar bırakıldığında,
Ali Bulaç
Gebe develer, kendi başına terk edildiği zaman,
Diyanet İşleri
Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

5

وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ

Diyanet Vakfı
Vahşi hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde,
Elmalılı H. Yazır
Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,
Ali Bulaç
Vahşi-hayvanlar, toplandığı zaman,
Diyanet İşleri
Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

6

وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ

Diyanet Vakfı
Denizler kaynatıldığında,
Elmalılı H. Yazır
Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),
Ali Bulaç
Denizler, tutuşturulduğu zaman,
Diyanet İşleri
Denizler kaynaştırıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

7

وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ

Diyanet Vakfı
Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde,
Elmalılı H. Yazır
Nefisler eşleştirildiğinde (iyiler iyilerle, kötüler kötülerle bir araya toplandığında),
Ali Bulaç
Nefisler, birleştiği zaman,
Diyanet İşleri
Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman;
Tefsirleri karşılaştır

8

وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ

Diyanet Vakfı
Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda,
Elmalılı H. Yazır
Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda,
Ali Bulaç
Ve 'diri diri toprağa gömülen kızcağıza' sorulduğu zaman:
Diyanet İşleri
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
Tefsirleri karşılaştır

9

بِأَىِّ ذَنۢبٍۢ قُتِلَتْ

Diyanet Vakfı
"Hangi günah sebebiyle öldürüldü? diye.
Elmalılı H. Yazır
"Hangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye.
Ali Bulaç
"Hangi suçtan dolayı öldürüldü?"
Diyanet İşleri
Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
Tefsirleri karşılaştır

10

وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ

Diyanet Vakfı
(Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
Elmalılı H. Yazır
Amel defterleri açıldığında,
Ali Bulaç
Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Amel defterleri açıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

11

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ

Diyanet Vakfı
Gökyüzü sıyrılıp alındığında,
Elmalılı H. Yazır
Gök sıyrılıp açıldığında,
Ali Bulaç
Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman
Diyanet İşleri
Gök yerinden oynatıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

12

وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ

Diyanet Vakfı
Cehennem tutuşturulduğunda,
Elmalılı H. Yazır
Cehennem kızıştırıldığında,
Ali Bulaç
Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Cehennem alevlendirildiği zaman;
Tefsirleri karşılaştır

13

وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ

Diyanet Vakfı
Ve cennet yaklaştırıldığında,
Elmalılı H. Yazır
Ve cennet yaklaştırıldığında,
Ali Bulaç
Cennet de yakınlaştırıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Cennet yaklaştırıldığı zaman;
Tefsirleri karşılaştır

14

عَلِمَتْ نَفْسٌۭ مَّآ أَحْضَرَتْ

Diyanet Vakfı
Kişi neler getirdiğini öğrenmiş olacaktır.
Elmalılı H. Yazır
Herkes ne getirmiş olduğunu anlar.
Ali Bulaç
(Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip-öğrenmiştir.
Diyanet İşleri
İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir.
Tefsirleri karşılaştır

15

فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ

Diyanet Vakfı
Şimdi yemin ederim o sinenlere,
Elmalılı H. Yazır
Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),
Ali Bulaç
Artık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere,
Diyanet İşleri
Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

16

ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ

Diyanet Vakfı
O akıp akıp yuvasına gidenlere,
Elmalılı H. Yazır
O akıp akıp yuvasına gidenlere,
Ali Bulaç
Bir akış içinde yerini alanlara;
Diyanet İşleri
Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

17

وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ

Diyanet Vakfı
Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,
Elmalılı H. Yazır
Yöneldiği an geceye,
Ali Bulaç
Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
Diyanet İşleri
Kararmaya başlayan geceye and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

18

وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ

Diyanet Vakfı
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Elmalılı H. Yazır
Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
Ali Bulaç
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
Diyanet İşleri
Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki,
Tefsirleri karşılaştır

19

إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ

Diyanet Vakfı
O (Kur'an), şüphesiz değerli, bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
Elmalılı H. Yazır
Kuşkusuz o Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür.
Ali Bulaç
Şüphesiz o (Kur'an), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah'tan getirdiği) sözüdür;
Diyanet İşleri
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Tefsirleri karşılaştır

20

ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍۢ

Diyanet Vakfı
O elçi güçlü, Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında çok itibarlıdır.
Elmalılı H. Yazır
O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.
Ali Bulaç
(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi Katında şereflidir.
Diyanet İşleri
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Tefsirleri karşılaştır

21

مُّطَاعٍۢ ثَمَّ أَمِينٍۢ

Diyanet Vakfı
O orada sayılan, güvenilen (bir elçi) dir.
Elmalılı H. Yazır
Orada ona itaat edilir, güvenilir.
Ali Bulaç
Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir.
Diyanet İşleri
Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
Tefsirleri karşılaştır

22

وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍۢ

Diyanet Vakfı
Arkadaşınız (Muhammed) de mecnun değildir.
Elmalılı H. Yazır
Arkadaşınızı cin çarpmış değildir.
Ali Bulaç
Sizin sahibiniz bir deli değildir.
Diyanet İşleri
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.
Tefsirleri karşılaştır

23

وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ

Diyanet Vakfı
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Elmalılı H. Yazır
Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
Ali Bulaç
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Diyanet İşleri
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Tefsirleri karşılaştır

24

وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍۢ

Diyanet Vakfı
O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez.
Elmalılı H. Yazır
O, gayb hakkında cimri de değildir.
Ali Bulaç
O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
Diyanet İşleri
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.
Tefsirleri karşılaştır

25

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍۢ

Diyanet Vakfı
O lanetlenmiş şeytanın sözü de değildir.
Elmalılı H. Yazır
O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.
Ali Bulaç
O (Kur'an) da kovulmuş şeytanın sözü değildir.
Diyanet İşleri
Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz.
Tefsirleri karşılaştır

26

فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ

Diyanet Vakfı
Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?
Elmalılı H. Yazır
Hâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz?
Ali Bulaç
Şu halde, siz nereye kaçıp-gidiyorsunuz?
Diyanet İşleri
Nereye gidiyorsunuz?
Tefsirleri karşılaştır

27

إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ

Diyanet Vakfı
O, herkes için, bir öğüttür,
Elmalılı H. Yazır
O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir,
Ali Bulaç
O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikirdir;
Diyanet İşleri
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
Tefsirleri karşılaştır

28

لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ

Diyanet Vakfı
Sizden doğru yolda gitmek isteyenler için de.
Elmalılı H. Yazır
İçinizden doğru gitmek isteyenler için.
Ali Bulaç
Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
Diyanet İşleri
Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
Tefsirleri karşılaştır

29

وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Diyanet Vakfı
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Elmalılı H. Yazır
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz.
Ali Bulaç
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Diyanet İşleri
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.
Tefsirleri karşılaştır