İnfitâr Sûresi

19 âyet · 17 tefsir eserinde okunabilir.

Tefsir eserleri

Âyetler ve mealler

1

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتْ

Diyanet Vakfı
Gökyüzü yarıldığı zaman,
Elmalılı H. Yazır
Gök çatladığı vakit,
Ali Bulaç
Gök, çatlayıp-yarıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Gök yarıldığı zaman,
Tefsirleri karşılaştır

2

وَإِذَا ٱلْكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتْ

Diyanet Vakfı
Yıldızlar döküldüğü zaman,
Elmalılı H. Yazır
Yıldızlar döküldüğü vakit,
Ali Bulaç
Yıldızlar, dağılıp-yayıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,
Tefsirleri karşılaştır

3

وَإِذَا ٱلْبِحَارُ فُجِّرَتْ

Diyanet Vakfı
Denizler birbirine katıldığı zaman,
Elmalılı H. Yazır
Denizler yarılıp akıtıldığı vakit,
Ali Bulaç
Denizler, fışkırtılıp-taşırıldığı zaman,
Diyanet İşleri
Denizler kaynaştığı zaman,
Tefsirleri karşılaştır

4

وَإِذَا ٱلْقُبُورُ بُعْثِرَتْ

Diyanet Vakfı
Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,
Elmalılı H. Yazır
Kabirlerin içi dışına getirildiği vakit,
Ali Bulaç
Ve kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman;
Diyanet İşleri
Kabirlerin içi dışa çıktığı zaman,
Tefsirleri karşılaştır

5

عَلِمَتْ نَفْسٌۭ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ

Diyanet Vakfı
İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.
Elmalılı H. Yazır
Herkes neyi önünden gönderdiğini ve neyi geri bıraktığını bilir.
Ali Bulaç
(Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir.
Diyanet İşleri
İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür.
Tefsirleri karşılaştır

6

يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلْكَرِيمِ

Diyanet Vakfı
Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Elmalılı H. Yazır
Ey insan! İhsanı bol Rabb'ine karşı seni aldatan nedir?
Ali Bulaç
Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir?
Diyanet İşleri
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Tefsirleri karşılaştır

7

ٱلَّذِى خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ

Diyanet Vakfı
O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp, ölçülü bir biçim verdi.
Elmalılı H. Yazır
O Allah ki seni yarattı, seni düzgün yapılı kılıp ölçülü bir biçim verdi.
Ali Bulaç
Ki O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı.
Diyanet İşleri
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Tefsirleri karşılaştır

8

فِىٓ أَىِّ صُورَةٍۢ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ

Diyanet Vakfı
Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.
Elmalılı H. Yazır
Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.
Ali Bulaç
Dilediği bir surette seni tertib etti.
Diyanet İşleri
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Tefsirleri karşılaştır

9

كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ

Diyanet Vakfı
Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.
Elmalılı H. Yazır
Hayır hayır, siz cezayı yalanlıyorsunuz.
Ali Bulaç
Asla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz;
Diyanet İşleri
Hayır, hayır; doğrusu siz dini yalanlıyorsunuz.
Tefsirleri karşılaştır

10

وَإِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَٰفِظِينَ

Diyanet Vakfı
Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,
Elmalılı H. Yazır
Oysa üzerinizde koruyucular var.
Ali Bulaç
Oysa gerçekten sizin üzerinizde koruyucular var,
Diyanet İşleri
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Tefsirleri karşılaştır

11

كِرَامًۭا كَٰتِبِينَ

Diyanet Vakfı
Değerli yazıcılar var,
Elmalılı H. Yazır
Değerli yazıcılar
Ali Bulaç
'Şerefli-üstün' yazıcılar.
Diyanet İşleri
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Tefsirleri karşılaştır

12

يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ

Diyanet Vakfı
Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.
Elmalılı H. Yazır
Onlar, siz her ne yaparsanız bilirler
Ali Bulaç
Her yapmakta olduğunuzu bilirler.
Diyanet İşleri
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
Tefsirleri karşılaştır

13

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍۢ

Diyanet Vakfı
İyiler muhakkak cennettedirler,
Elmalılı H. Yazır
Kuşkusuz iyiler nimet içindedirler.
Ali Bulaç
Şüphesiz ebrar olanlar, elbette nimetler(le donatılmış cennetler) içindedirler.
Diyanet İşleri
İyiler şüphesiz nimet içindedirler.
Tefsirleri karşılaştır

14

وَإِنَّ ٱلْفُجَّارَ لَفِى جَحِيمٍۢ

Diyanet Vakfı
Kötüler de cehennemdedirler.
Elmalılı H. Yazır
Kötüler de cehennemdedirler.
Ali Bulaç
Ve şüphesiz facir (kötü) olanlar da, elbette çılgınca yanan ateşin içindedirler.
Diyanet İşleri
Allah'ın buyruğundan çıkanlar cehennemdedirler.
Tefsirleri karşılaştır

15

يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ ٱلدِّينِ

Diyanet Vakfı
Ceza gününde oraya girerler.
Elmalılı H. Yazır
Ceza günü ona girecekler.
Ali Bulaç
Onlar, din günü oraya yollanırlar.
Diyanet İşleri
Din Günü oraya girerler.
Tefsirleri karşılaştır

16

وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ

Diyanet Vakfı
Onlar (kafirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.
Elmalılı H. Yazır
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.
Ali Bulaç
Ve ondan ayrılıp-kaybolacak değildirler.
Diyanet İşleri
Oradan bir daha ayrılamazlar.
Tefsirleri karşılaştır

17

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

Diyanet Vakfı
Ceza günü nedir bilir misin?
Elmalılı H. Yazır
Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin?
Ali Bulaç
Din gününü sana bildiren şey nedir?
Diyanet İşleri
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?
Tefsirleri karşılaştır

18

ثُمَّ مَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

Diyanet Vakfı
Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü?
Elmalılı H. Yazır
Evet, bilir misin nedir acaba o ceza günü?
Ali Bulaç
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?
Diyanet İşleri
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
Tefsirleri karşılaştır

19

يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌۭ لِّنَفْسٍۢ شَيْـًۭٔا ۖ وَٱلْأَمْرُ يَوْمَئِذٍۢ لِّلَّهِ

Diyanet Vakfı
O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.
Elmalılı H. Yazır
O gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye sahip olamadığı gündür. O gün buyruk yalnız Allah'ındır.
Ali Bulaç
Hiçbir nefsin bir başka nefse herhangi bir şeye güç yetiremeyeceği gündür; o gün emir yalnızca Allah'ındır.
Diyanet İşleri
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.
Tefsirleri karşılaştır