Leyl Sûresi

21 âyet · 17 tefsir eserinde okunabilir.

Tefsir eserleri

Âyetler ve mealler

1

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ

Diyanet Vakfı
(Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye,
Elmalılı H. Yazır
Örttüğü zaman geceye,
Ali Bulaç
Sarıp-örttüğü zaman geceye andolsun,
Diyanet İşleri
Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
Tefsirleri karşılaştır

2

وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

Diyanet Vakfı
Açılıp ağardığı vakit gündüze,
Elmalılı H. Yazır
Açıldığı zaman gündüze,
Ali Bulaç
Parıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze,
Diyanet İşleri
Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.
Tefsirleri karşılaştır

3

وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

Diyanet Vakfı
Erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki,
Elmalılı H. Yazır
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki,
Ali Bulaç
Erkeği ve dişiyi yaratana;
Diyanet İşleri
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:
Tefsirleri karşılaştır

4

إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ

Diyanet Vakfı
Sizin işleriniz başka başkadır.
Elmalılı H. Yazır
Gerçekten sizin işiniz başka başkadır.
Ali Bulaç
Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.
Diyanet İşleri
Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.
Tefsirleri karşılaştır

5

فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

Diyanet Vakfı
Artık kim verir ve sakınırsa,
Elmalılı H. Yazır
Bundan böyle her kim malını hayır için verir ve korunursa,
Ali Bulaç
Fakat kim verir ve korkup-sakınırsa,
Diyanet İşleri
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

6

وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Diyanet Vakfı
Ve en güzeli de tasdik ederse,
Elmalılı H. Yazır
Ve en güzel olanı doğrularsa,
Ali Bulaç
Ve en güzel olanı doğrularsa,
Diyanet İşleri
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

7

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ

Diyanet Vakfı
Biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).
Elmalılı H. Yazır
Biz onu en kolay yola muvaffak kılacağız.
Ali Bulaç
Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.
Diyanet İşleri
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

8

وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ

Diyanet Vakfı
Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar,
Elmalılı H. Yazır
Kim de cimrilik eder ve kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür.
Ali Bulaç
Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,
Diyanet İşleri
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

9

وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Diyanet Vakfı
Ve en güzeli de yalanlarsa,
Elmalılı H. Yazır
Ve en güzeli de yalanlarsa,
Ali Bulaç
Ve en güzel olanı yalan sayarsa,
Diyanet İşleri
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

10

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ

Diyanet Vakfı
Biz de onu en zora hazırlarız.
Elmalılı H. Yazır
Onu da en zor yola hazırlarız.
Ali Bulaç
Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.
Diyanet İşleri
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
Tefsirleri karşılaştır

11

وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

Diyanet Vakfı
Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.
Elmalılı H. Yazır
Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak.
Ali Bulaç
Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz.
Diyanet İşleri
O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
Tefsirleri karşılaştır

12

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

Diyanet Vakfı
Doğru yolu göstermek bize aittir.
Elmalılı H. Yazır
Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir.
Ali Bulaç
Şüphesiz, Bize ait olan, yol göstermektir.
Diyanet İşleri
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Tefsirleri karşılaştır

13

وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ

Diyanet Vakfı
Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
Elmalılı H. Yazır
Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir.
Ali Bulaç
Gerçekten, son da, ilk de (ahiret ve dünya) Bizimdir.
Diyanet İşleri
Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.
Tefsirleri karşılaştır

14

فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ

Diyanet Vakfı
(Ey insanlar! ) Alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım.
Elmalılı H. Yazır
Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.
Ali Bulaç
Artık sizi, 'alevleri kabardıkça kabaran' bir ateşle uyardım.
Diyanet İşleri
Sizi alevler saçan ateşle uyardım;
Tefsirleri karşılaştır

15

لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى

Diyanet Vakfı
O ateşe, ancak kötü olan girer.
Elmalılı H. Yazır
Ona ancak en azgın olan girer.
Ali Bulaç
Ona, ancak en bedbaht olandan başkası yollanmaz;
Diyanet İşleri
Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
Tefsirleri karşılaştır

16

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Diyanet Vakfı
Öyle kötü ki, yalanlayıp ve yüz çevirmiştir.
Elmalılı H. Yazır
Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.
Ali Bulaç
Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.
Diyanet İşleri
Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
Tefsirleri karşılaştır

17

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

Diyanet Vakfı
En çok korunan ise ondan (ateşten) uzak tutulur.
Elmalılı H. Yazır
En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.
Ali Bulaç
Sakınan ise, ondan uzak tutulacaktır.
Diyanet İşleri
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
Tefsirleri karşılaştır

18

ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

Diyanet Vakfı
O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.
Elmalılı H. Yazır
O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.
Ali Bulaç
Ki o, malını vererek temizlenip-arınır.
Diyanet İşleri
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
Tefsirleri karşılaştır

19

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ

Diyanet Vakfı
Onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur.
Elmalılı H. Yazır
Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.
Ali Bulaç
Onun yanında hiç kimsenin karşılığı verilecek bir nimeti (borcu) yoktur.
Diyanet İşleri
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
Tefsirleri karşılaştır

20

إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

Diyanet Vakfı
O ancak Yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
Elmalılı H. Yazır
O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.
Ali Bulaç
Ancak Yüce Rabbinin rızasını aramak için (verir).
Diyanet İşleri
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
Tefsirleri karşılaştır

21

وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

Diyanet Vakfı
Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Elmalılı H. Yazır
Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.
Ali Bulaç
Muhakkak kendisi de ileride razı olacaktır.
Diyanet İşleri
Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.
Tefsirleri karşılaştır