İnşikâk Sûresi

25 âyet · 17 tefsir eserinde okunabilir.

Tefsir eserleri

Âyetler ve mealler

1

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتْ

Diyanet Vakfı
Gök yarıldığı,
Elmalılı H. Yazır
Gök yarıldığı,
Ali Bulaç
Gök, yarılıp-parçalandığı,
Diyanet İşleri
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
Tefsirleri karşılaştır

2

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Diyanet Vakfı
Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
Elmalılı H. Yazır
Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
Ali Bulaç
Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman;
Diyanet İşleri
Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
Tefsirleri karşılaştır

3

وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ

Diyanet Vakfı
Yer dümdüz edildiği,
Elmalılı H. Yazır
Yer uzatılıp düzlendiği,
Ali Bulaç
Yer, düzlendiği,
Diyanet İşleri
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Tefsirleri karşılaştır

4

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ

Diyanet Vakfı
İçinde bulunanları atıp boşaldığı,
Elmalılı H. Yazır
İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı
Ali Bulaç
İçinde olanları dışa atıp boşaldığı,
Diyanet İşleri
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Tefsirleri karşılaştır

5

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Diyanet Vakfı
Ve Rabb'ini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
Elmalılı H. Yazır
Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
Ali Bulaç
Ve 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman.
Diyanet İşleri
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir
Tefsirleri karşılaştır

6

يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًۭا فَمُلَٰقِيهِ

Diyanet Vakfı
Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.
Elmalılı H. Yazır
Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.
Ali Bulaç
Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın.
Diyanet İşleri
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın.
Tefsirleri karşılaştır

7

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ

Diyanet Vakfı
Kimin kitabı sağından verilirse,
Elmalılı H. Yazır
O vakit kitabı sağ eline verilen,
Ali Bulaç
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
Diyanet İşleri
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Tefsirleri karşılaştır

8

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًۭا يَسِيرًۭا

Diyanet Vakfı
Kolay bir hesapla hesaba çekilecek;
Elmalılı H. Yazır
Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
Ali Bulaç
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,
Diyanet İşleri
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Tefsirleri karşılaştır

9

وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًۭا

Diyanet Vakfı
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Elmalılı H. Yazır
Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
Ali Bulaç
Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır.
Diyanet İşleri
Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.
Tefsirleri karşılaştır

10

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ

Diyanet Vakfı
Kimin de kitabı arkasından verilirse,
Elmalılı H. Yazır
Ama kitabı arkasından verilen,
Ali Bulaç
Kimin de kitabı ardından verilirse,
Diyanet İşleri
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Tefsirleri karşılaştır

11

فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًۭا

Diyanet Vakfı
Derhal yok olmayı isteyecek,
Elmalılı H. Yazır
"Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak
Ali Bulaç
O da, helak (yok olmay)ı çağıracak,
Diyanet İşleri
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Tefsirleri karşılaştır

12

وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا

Diyanet Vakfı
Ve alevli ateşe girecektir.
Elmalılı H. Yazır
Ve alevli ateşe girecektir.
Ali Bulaç
Çılgın alevli ateşe girecek.
Diyanet İşleri
Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
Tefsirleri karşılaştır

13

إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا

Diyanet Vakfı
Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) şımarmıştı.
Elmalılı H. Yazır
Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.
Ali Bulaç
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
Diyanet İşleri
Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.
Tefsirleri karşılaştır

14

إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ

Diyanet Vakfı
O hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sandı.
Elmalılı H. Yazır
Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı.
Ali Bulaç
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
Diyanet İşleri
Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı.
Tefsirleri karşılaştır

15

بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًۭا

Diyanet Vakfı
Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu.
Elmalılı H. Yazır
Hayır Rabbi onu görmekte idi.
Ali Bulaç
Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi.
Diyanet İşleri
Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.
Tefsirleri karşılaştır

16

فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ

Diyanet Vakfı
Hayır! Şafağa, yemin ederim ki,
Elmalılı H. Yazır
Şimdi, yemin ederim o şafağa,
Ali Bulaç
Yoo, şafak-vaktine yemin ederim,
Diyanet İşleri
Akşamın alaca karanlığına and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

17

وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ

Diyanet Vakfı
Geceye ve onda basan karanlığa,
Elmalılı H. Yazır
Geceye ve içinde barındırdığı şeylere,
Ali Bulaç
Geceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere,
Diyanet İşleri
Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

18

وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ

Diyanet Vakfı
Dolunay olmuş aya,
Elmalılı H. Yazır
Derlendiği zaman o aya,
Ali Bulaç
Ondördüne girdiği zaman aya;
Diyanet İşleri
Dolunay halindeki aya and olsun ki:
Tefsirleri karşılaştır

19

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍۢ

Diyanet Vakfı
Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.
Elmalılı H. Yazır
Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.
Ali Bulaç
Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.
Diyanet İşleri
Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)
Tefsirleri karşılaştır

20

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Diyanet Vakfı
Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler?
Elmalılı H. Yazır
Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler?
Ali Bulaç
Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?
Diyanet İşleri
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?
Tefsirleri karşılaştır

21

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ ۩

Diyanet Vakfı
Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler.
Elmalılı H. Yazır
Karşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler?
Ali Bulaç
Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar.
Diyanet İşleri
Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?
Tefsirleri karşılaştır

22

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ

Diyanet Vakfı
Aksine, kafirler yalanlıyorlar.
Elmalılı H. Yazır
Aksine o nankörler yalanlıyorlar.
Ali Bulaç
Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.
Diyanet İşleri
Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
Tefsirleri karşılaştır

23

وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ

Diyanet Vakfı
Halbuki Allah onların gizlediği şeyleri çok iyi bilir.
Elmalılı H. Yazır
Oysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor.
Ali Bulaç
Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.
Diyanet İşleri
Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.
Tefsirleri karşılaştır

24

فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Onlara acı azabı müjdele!
Elmalılı H. Yazır
Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.
Ali Bulaç
Bu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver.
Diyanet İşleri
Onlara can yakıcı azabı müjde et.
Tefsirleri karşılaştır

25

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ

Diyanet Vakfı
İman edip salih amel işleyenler başkadır; onlar için arkası kesilmeyen bir mükafat vardır.
Elmalılı H. Yazır
Ancak iman edip iyi ameller işleyenler başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır.
Ali Bulaç
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
Diyanet İşleri
Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.
Tefsirleri karşılaştır