Bürûc Sûresi

22 âyet · 17 tefsir eserinde okunabilir.

Tefsir eserleri

Âyetler ve mealler

1

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ

Diyanet Vakfı
Burçlara sahip gökyüzüne,
Elmalılı H. Yazır
Burçlar sahibi gökyüzüne,
Ali Bulaç
Burçları olan göğe andolsun,
Diyanet İşleri
İçinde burçları bulunan göğe and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

2

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

Diyanet Vakfı
Geleceği bildirilmiş olan güne,
Elmalılı H. Yazır
Vaad olunan o güne,
Ali Bulaç
O vadedilen güne,
Diyanet İşleri
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
Tefsirleri karşılaştır

3

وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ

Diyanet Vakfı
(O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Elmalılı H. Yazır
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,
Ali Bulaç
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Diyanet İşleri
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
Tefsirleri karşılaştır

4

قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

Diyanet Vakfı
Kahroldu o hendeğin sahipleri,
Elmalılı H. Yazır
Kahroldu o hendeğin sahipleri,
Ali Bulaç
Kahrolsun Ashab-ı Uhdud
Diyanet İşleri
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Tefsirleri karşılaştır

5

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

Diyanet Vakfı
O çıralı ateşin,
Elmalılı H. Yazır
O çıralı ateşin,
Ali Bulaç
'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,'
Diyanet İşleri
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Tefsirleri karşılaştır

6

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ

Diyanet Vakfı
Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar,
Elmalılı H. Yazır
Hani o ateşin başına oturmuşlar,
Ali Bulaç
Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı.
Diyanet İşleri
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Tefsirleri karşılaştır

7

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ

Diyanet Vakfı
Müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Elmalılı H. Yazır
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Ali Bulaç
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Diyanet İşleri
Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
Tefsirleri karşılaştır

8

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

Diyanet Vakfı
Onlardan, sırf, aziz ve hamid olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar.
Elmalılı H. Yazır
Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.
Ali Bulaç
Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı.
Diyanet İşleri
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
Tefsirleri karşılaştır

9

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ

Diyanet Vakfı
O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisine aittir, ve Allah her şeye şahittir.
Elmalılı H. Yazır
O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.
Ali Bulaç
Ki O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, herşeyin üzerinde şahid olandır.
Diyanet İşleri
Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
Tefsirleri karşılaştır

10

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

Diyanet Vakfı
Şüphesiz inanmış erkeklerle inanmış kadınlara işkence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabı ve (orada) yanma cezası vardır.
Elmalılı H. Yazır
İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.
Diyanet İşleri
Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.
Tefsirleri karşılaştır

11

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

Diyanet Vakfı
İman edip salih ameller işleyenlere ise, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Elmalılı H. Yazır
İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur.
Ali Bulaç
Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
Diyanet İşleri
Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.
Tefsirleri karşılaştır

12

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

Diyanet Vakfı
Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir.
Elmalılı H. Yazır
Kuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir.
Ali Bulaç
Doğrusu, Rabbinin 'zorlu yakalayışı' şiddetlidir.
Diyanet İşleri
Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.
Tefsirleri karşılaştır

13

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

Diyanet Vakfı
Bilin ki O, (kainat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir.
Elmalılı H. Yazır
Yoktan o yaratır ve tekrar o diriltir.
Ali Bulaç
Çünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır.
Diyanet İşleri
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.
Tefsirleri karşılaştır

14

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ

Diyanet Vakfı
O, çok bağışlayan ve çok sevendir.
Elmalılı H. Yazır
Bununla beraber çok bağışlayandır, çok sevendir.
Ali Bulaç
O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
Diyanet İşleri
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
Tefsirleri karşılaştır

15

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ

Diyanet Vakfı
Şerefli Arş'ın sahibidir.
Elmalılı H. Yazır
Arş'ın sahibidir, yücedir.
Ali Bulaç
Arşın sahibidir; Mecid (pek Yüce)dir.
Diyanet İşleri
Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.
Tefsirleri karşılaştır

16

فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ

Diyanet Vakfı
Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.
Elmalılı H. Yazır
Dilediğini yapandır.
Ali Bulaç
Her dilediğini yapıp-gerçekleştirendir.
Diyanet İşleri
Her dilediğini mutlaka yapandır.
Tefsirleri karşılaştır

17

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

Diyanet Vakfı
Orduların, haberi sana geldi mi?
Elmalılı H. Yazır
O orduların kıssası sana geldi mi?
Ali Bulaç
Orduların haberi sana geldi mi?
Diyanet İşleri
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
Tefsirleri karşılaştır

18

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

Diyanet Vakfı
Yani Firavun ve Semud'un
Elmalılı H. Yazır
Yani Firavun ve Semud'un?
Ali Bulaç
Firavun ve Semud (ordularının)?
Diyanet İşleri
Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?
Tefsirleri karşılaştır

19

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ

Diyanet Vakfı
Doğrusu inkarcılar (gerçeği) yalanlayıp dururlar.
Elmalılı H. Yazır
Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.
Ali Bulaç
Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Diyanet İşleri
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
Tefsirleri karşılaştır

20

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ

Diyanet Vakfı
Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Elmalılı H. Yazır
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
Ali Bulaç
Allah ise, onları arkalarından sarıp-kuşatmıştır.
Diyanet İşleri
Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.
Tefsirleri karşılaştır

21

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ

Diyanet Vakfı
Hayır o şerefli bir Kur'an'dır.
Elmalılı H. Yazır
Hayır o şerefli bir Kur'ân'dır.
Ali Bulaç
Hayır; o (Kitap), 'şerefli-üstün' olan bir Kur'an'dır;
Diyanet İşleri
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.
Tefsirleri karşılaştır

22

فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ

Diyanet Vakfı
Levh-i Mahfuz'dadır.
Elmalılı H. Yazır
Levhi Mahfuz'dadır.
Ali Bulaç
Levh-i Mahfuz'dadır.
Diyanet İşleri
Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.
Tefsirleri karşılaştır