İbn Kesîr'i Tefsiri
İnfitâr Sûresi — İbn Kesîr'i Tefsiri
(Mekke'de nazil olmuştur.)
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
19. Âyetin Tefsiri
Aziz ve Celîl olan Allah'a itaat edip O'na isyanla karşı çıkmayan iyilerin içinde bulundukları nimetleri Allah Teâlâ haber veriyor. İbn Asâkir, Mûsâ İbn Muhammed'in hal tercümesinde Hişâm kanalıyla... Abdullah İbn Ömer'den nakleder ki; Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuş : Allah'ın onlara îyiler adım vermesinin sebebi onların atalarına ve çocuklarına iyi davranmış olmalarıdır. Sonra da Hak Teâlâ, kötülerin yer alacağı sürekli azabı ve cehennemi zikrederek : «Din günü oraya girerler.» buyuruyor. Hesâb, ceza ve kıyamet günü. «Ve oradan kaybolacak değildirler.» Bir dakika bile azâbdan uzaklaştırılmazlar ve üzerlerinden azâb hafifletilmez. Ölmek veya rahat arasında ikisinden birisine dâir isteklerine bir gün de olsa cevâb verilmez.
«Din gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?» Bu ifâde kıyametin durumunu büyütmek içindir. Sonra bu durumu te'kîden «Yine sen, nereden bileceksin din gününün ne olduğunu?» buyuruyor ve ardından da şu âyetle bunu açıklığa kavuşturuyor : «O, öyle bir gündür ki; kimse kimseye hiç bir şeyle fayda sağlamaz.» Hiç bir kimse diğerine fayda veremeyeceği gibi bulunduğu halden de onu kurtaramaz. Allah, dilediği ve hoşnûd olduğu kimseye fayda sağlayıp kurtarma izni verirse müstesnadır. Burada şu hadîsi zikredelim: Ey Hâşim oğulları; kendinizi cehennem ateşinden kurtarın. Allah'a karşı size hiç bir şeyle fayda sağlayamam. Şuarâ sûresinin sonunda (Âyet: 214) bu hadîs geçmişti. Bu sebeple Allah Teâlâ "Ve o gün, emir Allah'ındır.» buyuruyor. Bu âyet tıpkı şu âyetler gibidir : «Kimindir bugün mülk? Vâhid, Kahhâr olan Allah'ındır.» (Gâfir, 16), «O gün de gerçek mülk, Rahmân'ındır.» (Furkân, 26), «Din gününün mâlikidir.» (Fatiha, 4) Katâde: «O, öyle bir gündür ki; kimse kimseye hiç bir şeyle fayda sağlamaz. Ve o gün, emir Allah'ındır.» âyeti hakkında şöyle der : Allah'a andolsun ki o gün, emir Allah'ındır. Ama hiç bir kimse orada O'nunla tartışma cür'etini gösteremez.