1
وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًۭا
- Diyanet Vakfı
- Harıl harıl koşanlara,
- Elmalılı H. Yazır
- O harıl harıl (savaşa) koşanlara,
- Ali Bulaç
- Soluk soluğa koşan (at)lara andolsun,
- Diyanet İşleri
- And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
Tefsirleri karşılaştır2
فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًۭا
- Diyanet Vakfı
- (Nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara,
- Elmalılı H. Yazır
- (Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara,
- Ali Bulaç
- (Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,
- Diyanet İşleri
- And olsun kıvılcımlar saçanlara;
Tefsirleri karşılaştır3
فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًۭا
- Diyanet Vakfı
- (Ansızın) sabah baskını yapanlara,
- Elmalılı H. Yazır
- Sabahleyin akın edenlere,
- Ali Bulaç
- Sabah vakti baskın yapanlara.
- Diyanet İşleri
- Sabah sabah akına çıkanlara;
Tefsirleri karşılaştır4
فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًۭا
- Diyanet Vakfı
- Orada tozu dumana katanlara,
- Elmalılı H. Yazır
- Tozu dumana karıştıranlara,
- Ali Bulaç
- Derken, orada tozu dumana katanlara,
- Diyanet İşleri
- Ve tozu dumana katanlara;
Tefsirleri karşılaştır5
فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
- Diyanet Vakfı
- Derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki,
- Elmalılı H. Yazır
- Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,
- Ali Bulaç
- Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
- Diyanet İşleri
- Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
Tefsirleri karşılaştır6
إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌۭ
- Diyanet Vakfı
- Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür.
- Elmalılı H. Yazır
- Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.
- Ali Bulaç
- Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür.
- Diyanet İşleri
- İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Tefsirleri karşılaştır7
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌۭ
- Diyanet Vakfı
- Şüphesiz buna kendisi de şahittir,
- Elmalılı H. Yazır
- Ve kendisi de buna şahittir.
- Ali Bulaç
- Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.
- Diyanet İşleri
- Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.
Tefsirleri karşılaştır8
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
- Diyanet Vakfı
- Ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
- Elmalılı H. Yazır
- Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.
- Ali Bulaç
- Muhakkak o, mal sevgisinden dolayı (bencil ve cimri tutumundan) çok katıdır.
- Diyanet İşleri
- Gerçekten mala da pek düşkündür.
Tefsirleri karşılaştır9
۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
- Diyanet Vakfı
- Kabirlerde bulunanların diriltilip dışarı atıldığını düşünmez mi?
- Elmalılı H. Yazır
- Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.
- Ali Bulaç
- Yine de bilmeyecek mi? Kabirlerde olanların 'deşilip dışa atıldığı,'
- Diyanet İşleri
- İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
Tefsirleri karşılaştır10
وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
- Diyanet Vakfı
- Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman,
- Elmalılı H. Yazır
- Ve sinelerin içindekiler derlenecek.
- Ali Bulaç
- Göğüslerde olanların derlenip-devşirildiği zamanı?
- Diyanet İşleri
- İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
Tefsirleri karşılaştır11
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّخَبِيرٌۢ
- Diyanet Vakfı
- Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdar
- Elmalılı H. Yazır
- O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır
- Ali Bulaç
- Şüphesiz, o gün Rableri, kendilerinden gerçekten haberdardır.
- Diyanet İşleri
- Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.
Tefsirleri karşılaştır