1
إِذَا زُلْزِلَتِ ٱلْأَرْضُ زِلْزَالَهَا
- Diyanet Vakfı
- Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı,
- Elmalılı H. Yazır
- Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,
- Ali Bulaç
- Yer, o şiddetli sarsıntısıyla sarsıldığı,
- Diyanet İşleri
- Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
Tefsirleri karşılaştır2
وَأَخْرَجَتِ ٱلْأَرْضُ أَثْقَالَهَا
- Diyanet Vakfı
- Toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı,
- Elmalılı H. Yazır
- Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,
- Ali Bulaç
- Yer, ağırlıklarını dışa atıp-çıkardığı,
- Diyanet İşleri
- Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
Tefsirleri karşılaştır3
وَقَالَ ٱلْإِنسَٰنُ مَا لَهَا
- Diyanet Vakfı
- Ve insan "Ne oluyor buna!" dediği vakit,
- Elmalılı H. Yazır
- Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman.
- Ali Bulaç
- Ve insan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
- Diyanet İşleri
- Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;
Tefsirleri karşılaştır4
يَوْمَئِذٍۢ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا
- Diyanet Vakfı
- İşte o gün (yer) haberlerini anlatır,
- Elmalılı H. Yazır
- O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.
- Ali Bulaç
- O gün (yer), haberlerini anlatacaktır.
- Diyanet İşleri
- İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
Tefsirleri karşılaştır5
بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا
- Diyanet Vakfı
- Rabbinin ona bildirmesiyle.
- Elmalılı H. Yazır
- O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.
- Ali Bulaç
- Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir.
- Diyanet İşleri
- İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.
Tefsirleri karşılaştır6
يَوْمَئِذٍۢ يَصْدُرُ ٱلنَّاسُ أَشْتَاتًۭا لِّيُرَوْا۟ أَعْمَٰلَهُمْ
- Diyanet Vakfı
- O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.
- Elmalılı H. Yazır
- O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.
- Ali Bulaç
- O gün insanlar, amelleri kendilerine gösterilsin diye, bölük bölük fırlayıp-çıkarlar.
- Diyanet İşleri
- O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler.
Tefsirleri karşılaştır7
فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًۭا يَرَهُۥ
- Diyanet Vakfı
- Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
- Elmalılı H. Yazır
- Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.
- Ali Bulaç
- Artık kim zerre ağırlığınca hayır işlerse, onu görür.
- Diyanet İşleri
- Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür.
Tefsirleri karşılaştır8
وَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍۢ شَرًّۭا يَرَهُۥ
- Diyanet Vakfı
- Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.
- Elmalılı H. Yazır
- Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.
- Ali Bulaç
- Artık kim zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, onu görür.
- Diyanet İşleri
- Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.
Tefsirleri karşılaştır