1
أَلْهَىٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ
- Diyanet Vakfı
- Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,
- Elmalılı H. Yazır
- Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
- Ali Bulaç
- (Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.'
- Diyanet İşleri
- Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Tefsirleri karşılaştır2
حَتَّىٰ زُرْتُمُ ٱلْمَقَابِرَ
- Diyanet Vakfı
- Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
- Elmalılı H. Yazır
- Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
- Ali Bulaç
- "Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü."
- Diyanet İşleri
- Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Tefsirleri karşılaştır3
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
- Diyanet Vakfı
- Hayır! Yakında bileceksiniz!
- Elmalılı H. Yazır
- Hayır! Yakında bileceksiniz.
- Ali Bulaç
- Hayır; ileride bileceksiniz.
- Diyanet İşleri
- Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.
Tefsirleri karşılaştır4
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
- Diyanet Vakfı
- Elbette yakında bileceksiniz!
- Elmalılı H. Yazır
- Yine hayır! Yakında bileceksiniz (hatanızı).
- Ali Bulaç
- Yine hayır; ileride bileceksiniz.
- Diyanet İşleri
- Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz.
Tefsirleri karşılaştır5
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ ٱلْيَقِينِ
- Diyanet Vakfı
- Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız,
- Elmalılı H. Yazır
- Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.
- Ali Bulaç
- Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız,
- Diyanet İşleri
- Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz!
Tefsirleri karşılaştır6
لَتَرَوُنَّ ٱلْجَحِيمَ
- Diyanet Vakfı
- Mutlaka cehennem ateşini görürdünüz.
- Elmalılı H. Yazır
- Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.
- Ali Bulaç
- Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.
- Diyanet İşleri
- And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.
Tefsirleri karşılaştır7
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ ٱلْيَقِينِ
- Diyanet Vakfı
- Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz.
- Elmalılı H. Yazır
- Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.
- Ali Bulaç
- Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne'l Yakîn) görmüş olacaksınız.
- Diyanet İşleri
- And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Tefsirleri karşılaştır8
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ
- Diyanet Vakfı
- Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
- Elmalılı H. Yazır
- Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız
- Ali Bulaç
- Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.
- Diyanet İşleri
- Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.
Tefsirleri karşılaştır