NESEFÎ / MEDÂRİK TEFSÎRİ

Kâria Sûresi — NESEFÎ / MEDÂRİK TEFSÎRİ

KÂRİ'A SÛRESİ

1

Kapısını çalacak olan felaket (kıyamet)

(.......) müptedadır.

2

Nedir o kapısını çalacak felaket (kıyamet)?

(.......) ikinci müptedadır. (.......) onun haberidir. Cümle birinci müptedanın haberidir. Onun hakkı “o nedir?” şeklinde olmasıydı. Şanının yüceliğini ifade için tekrar edildi.

3

O kapısını çalacak felaketin (kıyametin dehşet ve azametini): Sana bildiren nedir?

Yani; “Onun ne olduğunu sana hangi şey bildirdi ve sen bunu nereden bildin?” demektir.

4

O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olacak.

(.......) kelimesi (.......) nun delalet ettiği gizli bir fiille mensûbtur.

Yani; “o gün çarpar, çarpacak” demektir. Onları çokluk, zayıflık, zillet ve pervaneler ateşe uçuştuğu gibi her yönden çağmasına doğru uçuşmak yönüyle pervanelere (küçük kelebeklere) benzetmiştir.

Pervane: (Ateşe çarptıktan sonra) yere serildiği ve yayıldığı için (.......) diye adlarıdmlmıştır.

5

Dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak.

Dağları renkli yüne benzetmiştir. Çünkü onlar (dağlar) renk renktir. Nitekim âyeti kerimede:

“Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar (yarattık.)” Fâtır,27. buyurulmuştur. Parçalar birbirinden aynldığı için de onu didilmiş (atılmış hallaç pamuğuna) benzetmiştir.

6

(O gün) kimin tartıları ağır gelirse,

Hakka tabi olmak suretiyle kimin tartıları ağır gelirse!..

(.......) kelimesinin çoğuludur. O da; Allah (celle celâlühü) katında ağırliği, kadru kıymeti olan ameldir.

Ya da (.......) (tartı) kelimesinin çoğuludur. Onun ağırliği ise ağır başınasıdır.

7

Artık o hoşnud (olacağı) bir yaşayıştadır (hayat içindedir).

“Râzı olunan, hoşnud olunan bir yaşayış.” Ya da hoşnud eden bir yaşayış, demektir.

8

Amma kimin de tartıları hafif gelirse,

Bâtıla tabi olmaları sebebiyle.

9

Artık onun anası “Haviye” (uçurum)dur.

Onun meskeni ve bannağı ateştir. Bannağa teşbih yoluyla ana denilmiştir. Çünkü ana çocuğun bannağı ve sığınağıdır.

10

Onun mahiyetini sana bildiren nedir?

zamîr (.......) kelimesine dönmektedir. (.......) deki (.......) suskunluk içindir. Bundan sonra (.......) kelimesini açıkladı, şöyle buyurdu:

11

(O) kızgın bir ateştir.

O, harareti son noktaya ulaşmış, kızgın bir ateştir. Allahu a'lem.

1. Âyetin Tefsiri

Kapısını çalacak olan felaket (kıyamet)

(.......) müptedadır.

Bu bölümü tek başına aç →

2. Âyetin Tefsiri

Nedir o kapısını çalacak felaket (kıyamet)?

(.......) ikinci müptedadır. (.......) onun haberidir. Cümle birinci müptedanın haberidir. Onun hakkı “o nedir?” şeklinde olmasıydı. Şanının yüceliğini ifade için tekrar edildi.

Bu bölümü tek başına aç →

3. Âyetin Tefsiri

O kapısını çalacak felaketin (kıyametin dehşet ve azametini): Sana bildiren nedir?

Yani; “Onun ne olduğunu sana hangi şey bildirdi ve sen bunu nereden bildin?” demektir.

Bu bölümü tek başına aç →

4. Âyetin Tefsiri

O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olacak.

(.......) kelimesi (.......) nun delalet ettiği gizli bir fiille mensûbtur.

Yani; “o gün çarpar, çarpacak” demektir. Onları çokluk, zayıflık, zillet ve pervaneler ateşe uçuştuğu gibi her yönden çağmasına doğru uçuşmak yönüyle pervanelere (küçük kelebeklere) benzetmiştir.

Pervane: (Ateşe çarptıktan sonra) yere serildiği ve yayıldığı için (.......) diye adlarıdmlmıştır.

Bu bölümü tek başına aç →

5. Âyetin Tefsiri

Dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak.

Dağları renkli yüne benzetmiştir. Çünkü onlar (dağlar) renk renktir. Nitekim âyeti kerimede:

“Dağlardan (geçen) beyaz, kırmızı, değişik renklerde ve simsiyah yollar (yarattık.)” Fâtır,27. buyurulmuştur. Parçalar birbirinden aynldığı için de onu didilmiş (atılmış hallaç pamuğuna) benzetmiştir.

Bu bölümü tek başına aç →

6. Âyetin Tefsiri

(O gün) kimin tartıları ağır gelirse,

Hakka tabi olmak suretiyle kimin tartıları ağır gelirse!..

(.......) kelimesinin çoğuludur. O da; Allah (celle celâlühü) katında ağırliği, kadru kıymeti olan ameldir.

Ya da (.......) (tartı) kelimesinin çoğuludur. Onun ağırliği ise ağır başınasıdır.

Bu bölümü tek başına aç →

7. Âyetin Tefsiri

Artık o hoşnud (olacağı) bir yaşayıştadır (hayat içindedir).

“Râzı olunan, hoşnud olunan bir yaşayış.” Ya da hoşnud eden bir yaşayış, demektir.

Bu bölümü tek başına aç →

8. Âyetin Tefsiri

Amma kimin de tartıları hafif gelirse,

Bâtıla tabi olmaları sebebiyle.

Bu bölümü tek başına aç →

9. Âyetin Tefsiri

Artık onun anası “Haviye” (uçurum)dur.

Onun meskeni ve bannağı ateştir. Bannağa teşbih yoluyla ana denilmiştir. Çünkü ana çocuğun bannağı ve sığınağıdır.

Bu bölümü tek başına aç →

10. Âyetin Tefsiri

Onun mahiyetini sana bildiren nedir?

zamîr (.......) kelimesine dönmektedir. (.......) deki (.......) suskunluk içindir. Bundan sonra (.......) kelimesini açıkladı, şöyle buyurdu:

Bu bölümü tek başına aç →

11. Âyetin Tefsiri

(O) kızgın bir ateştir.

O, harareti son noktaya ulaşmış, kızgın bir ateştir. Allahu a'lem.

Bu bölümü tek başına aç →