Kâria SûresiKeşşâf Tefsîri

Rahmân Rahîm Allah’ın adıyla…

1. Âyetin Tefsiri

1. Ansızın gelip çatacak!

2. Âyetin Tefsiri

2. Nedir ‘ansızın gelip çatacak’?

3. Âyetin Tefsiri

3. Nereden bileceksin ki nedir, ‘ansızın gelip çatacak’?

4–5. Âyetlerin Tefsiri

renkli yünleri andıracağı gün... ] 2930[ م zarfı, אر nin delâlet ettiği(ansızın gelip çatan” ism-i fâ‘ili“) ا

gizli bir fiille; yani tekra‘u (gelip çatacak) fiiliyle mansūbdur. [2931] “İnsanların etrafa dağılmış kelebekleri andıracağı…” Allah

Teâlâ, tıpkı pervaneler ateşe doğru üşüştüğü gibi çokluk, yayılma, zayıflık, zillet ve davetçiye (motive eden güce) doğru üşüşme hususunda insanları kelebeklere benzetmektedir. Nitekim [Ferezdak ile atışmaları meşhur olan] Cerîr (v. 110/728) şöyle demiştir:

Kendimi bildim bileli şu Ferezdak’la kavmi, ateşe üşüşen küçük kelebeklere benzerler [yani akılsız, aşağılık ve muhtaçtırlar]!

Pervaneler hakkındaki temsillerden biri de “pervaneden daha zayıf, daha düşük ve daha cahil” ifadesidir. Bunun ferâş diye isimlendirilmesi döşenip yayılması sebebiyledir.

[2932] Dağları da “rengârenk boyanmış yün” anlamındaki ’e benzet-mektedir; çünkü dağlar da rengârenktir. Allah Teâlâ’nın dağları “didilmiş yün”e benzetmesi de dağların parçalara ayrılacak olmaları sebebiyledir. İbn Mes‘ûd ke’s-sûfi (yün gibi) şeklinde okumuştur.

6–7. Âyetlerin Tefsiri

] 2933[ ُ ازِ َ َ (tartılanlar/ağırlıklar) kelimesi mevzûn (tartılan)ın ço-ğulu olup “Allah katında bir ağırlığı ve değeri bulunan amel” demek-tir. Yahut mîzân (tartı / terazi)nin çoğulu olup ‘ağır gelme’ ve o ame-lin [Allah katında] beğenilmesi anlamındadır. Ebû Bekr’in (r.a.) Ömer’e (r.a.) vasiyet ederken söylediği şu söz de bu kabildendir: “Kıyamet günü tartıları ağır gelecek olanların tartıları tamamen hakka tâbi ol-maları ve tartılan amellerinin dünyadaki (manevî) ağırlığı sayesindedir.

İçerisine iyiliklerden başkasının konmayacağı bir terazi elbete ağır gelecek-tir. Tartıları hafif gelecek olanların tartıları da tamamen bâtıla tâbi olmaları ve tartılan amellerinin dünyadaki hafifliği yüzündendir. İçine kötülükler-den başkasının konmayacağı bir terazi elbette hafif gelecektir!”

10. Âyetin Tefsiri

10. Nereden bileceksin ki ne uçurumudur o?

11. Âyetin Tefsiri

okuduklarında söylemiş oldukları hevet ummuhû (Hay anası ağlayasıca!..) sözünden alınmadır; çünkü kişi hevâya uğradığında -yani düşüp helâk ol-duğunda- anası onu kaybetmeye üzülerek çökmüş olacaktır. Şair [Kâ‘b b. Sa‘d, kardeşi için yaktığı ağıtta] şöyle demiştir:

Vay anasını be!..1 Ne müthişmiş; (yağmaya) giderken sabahın uyandırdığı,(eli dolu) dönerken de gecenin geri getirdiği kişi!..

[2935] Buna göre âdeta “Tartıya girenleri hafif basan kişi de mahvol-muştur!” denmiş olmaktadır. Hâviyenin cehennemin isimlerinden olduğu da söylenmiştir; cehennemliklerin orada derin bir çukura düşecek olması hasebiyle hâviye derin bir ateş olmaktadır. Nitekim “Kişi hâviyenin dibine yetmiş yılda varır.” [Tirmizî, “Cehennem, 2] şeklinde bir rivayet bulunmakta-dır. Yani sığınağı ateştir. Böylece barınağa mecazen “ana” denmiştir; çün-kü “ana” çocuğun sığınağı ve melceidir. Katâde’den rivayet edildiğine göre “Onun da anası hâviyedir” âyeti “Onun da başının anası cehennemin di-bindeki hâviyedir; zira baş aşağı oraya atılacaktır!” anlamındadır.

] 2936[ ْ َِ -ilk tefsire göre- َ אو َ (Onun da anası hâviyedir!) âyetinin

delâlet ettiği büyük belânın2 -yahut bizzat َ אو ’nin- zamiridir; Hâ ise “sek-te” harfidir; okuyucu geçiş yaptığında onu hazfeder. Denilmiştir ki; aslın-da bunun hakkı, geçiş onu düşürmesin diye geçiş yapılmamasıdır; çünkü Mushaf ’ta sabittir. Nitekim geçişle birlikte düşürülmemesi [yani okunması] da caiz görülmüştür.

[2937] Peygamber’den (s.a.) nakledilmiştir ki; “Her kim Kāri‘a sûresini okursa, Allah kıyamet günü o sûreye bedel o kişinin sevap terazisini ağır kılar.” 1 İlgili ifade şiirde medih anlamında kullanılmakta olduğu için, bu şekilde çevirdik. / ed.2 Belâyı müennes dâhiye kelimesiyle tefsir ediyor ki müennes zamirinin mercii olabilsin. / ed.