KEŞŞÂF TEFSİRİ
Kadr Sûresi — KEŞŞÂF TEFSİRİ
Rahmân Rahîm Allah’ın adıyla…
1. Âyetin Tefsiri
Kur’ân’ın indirilmesini yine Kur’ân’a dayandırmış ve bu “indirme” işine başka-sını değil, sırf onu özgü kılmıştır. (ii) Kur’ân’ın şan ve şöhretine ve ona dikkat çekmenin gereksizliğine tanıklık etmek için onu açık ismiyle değil de “o” za-miriyle getirmiştir. (iii) Onun indirildiği zaman diliminin kadrini yüceltmiştir.
[2878] Rivayete göre Kur’ân, Kadir gecesi topyekûn Levh-i Mahfûz’dan dünya semasına indirilmiş, Cebrâil onu vahiy yazan meleklere imlâ ettir-miş, sonra da onu 23 senede Peygamber’e (s.a.) parça parça indirmiştir. Şa‘bî’den rivayet edildiğine göre âyetin anlamı: “Biz onu indirmeye kadir gecesi başladık.” şeklindedir.
[2879] Kadir gecesinin vakti hususunda âlimler ihtilaf etmişlerdir. Çoğu bunun Ramazan ayının son on gününün tek rakamlı olanlarında yer aldığı görüşündedir ki ekseri görüş de bunun (son) yedinci (yirmi yedinci) gece olduğudur. Muhtemelen, bu gecenin gizli tutulmasının sâiki, o geceyi amaçlayanın onu denk getirebilme isteğiyle gecelerin çoğunu ihya edip, böylece ibadetinin çoğalması, sevabının katlanması ve bunun açıklanması hâlinde insanların bundaki fazileti yakalamaya odaklanıp, diğer gecelerde ibadeti eksik tutmamaları hususudur.
[2880] Kadir gecesi, “işlerin takdir edilip, hükme bağlandığı gece” an-lamına gelir ki bunun gerekçesi, “Hükme bağlanacak her iş o gece ayrılır...” [Duhān 44/4] âyetidir. Gecenin bu ismi almasının, diğer gecelere kıyasla yüce ve şerefli olması sebebiyle olduğu da söylenmiştir.
2. Âyetin Tefsiri
3. Âyetin Tefsiri
nihai sınırına henüz ulaşabilmiş değildir. Daha sonra Allah Teâlâ bunu Pey-gamber’e (s.a.); onun bin aydan daha hayırlı olduğu şeklinde açıklamıştır. O gecenin faziletinin bu nihai sınıra varıp dayanmasının sebebi, (4. âyette belirtildiği şekliyle) meleklerin ve Rûh’un inip durması ve her bir hüküm giyecek işin karara bağlanması adına Allah Teâlâ’nın zikretmiş olduğu dinî maslahatların bu gecede vücut bulmasıdır.
[2882] Özel olarak bu müddetin [yani tam 1000 yılın] belirlenmesiyle il-gili olarak da şu zikredilir: Peygamber (s.a.), İsrâiloğullarından bir adamın Allah yolunda bin ay silah kuşanıp savaştığından bahsedince, müminler buna taaccüp etmiş ve amelleri kendilerine değersiz gözükmüştü. İşte buna binaen kendilerine o savaşçının süresinden daha hayırlı olan bir gece bah-şedilmiş oldu. Yine söylendiğine göre; eski zamanlarda bir kişi Allah’a bin ay ibadet etmedikçe ona âbid (ibadet eden) denmezmiş. İşte böylece, (Müs-lümanlara da) ihya etmeleri hâlinde o âbidler kategorisine ait âbid ismiyle anılmaya hak kazanacakları bir gece bahşedilmiş olmuş.
4. Âyetin Tefsiri
[2883] “(Melekler) ve Ruh” -yani Cebrâil- dünya semasına, bir görüşe göre de yeryüzüne “her işle ilgili olarak” yani Allah’ın bu seneden itiba-ren gelecek seneye kadar hükme bağladığı her işten ötürü “iner dururlar.” Ruh’un, meleklerin ancak o gece görebildikleri bir melek türü olduğu da söylenmiştir. [ ٍ ْ ِ أ ّ ْ כُ ِ (her işle ilgili olarak) ifadesi] “her insandan ötürü” anla-mında min külli’mriin şeklinde de okunmuştur. Söylendiğine göre melekler, bu gece karşılaştıkları her mümin erkek ve kadına mutlaka selâm verirler-miş.
5. Âyetin Tefsiri
selâmet hükmederken, bu gece zarfında selâmet ve hayırdan başka bir şey takdir etmez. Yahut o gece, meleklerin Müslümanlara çokça selâm vermesi sebebiyle selâmdan başka bir şey değildir.
[2885] [ ِ ْ َ ] Lâm’ın fethasıyla ve kesresiyle okunmuştur (matlâ‘ - matli‘). [2886] Peygamber’den (s.a.) nakledilmiştir ki; “Her kim Kadir sûresini
okursa, ona Ramazan orucunu tutan ve Kadir gecesini ihya eden kişinin sevabı gibi sevap verilir.”